Dijital Kitap Macerası

Kitap toplamak, kişisel bir kütüphane oluşturmak zamanın geçişinin acısını azaltacak bir yoldaş belki de. Peki kitabın dijitalleşmesi, sosyalleşmesi bu tabloyu nasıl dönüştürecek?

Gelecekte kitap nasıl olacak? Bu soruya terfi ettiğimiz için kendimizi şanslı hissetmeliyiz. Çünkü uzunca bir süredir soru “Gelecekte kitap olacak mı?” şeklindeydi. Bugün artık görüldü ki kitap var olmaya devam edecek. Ama nasıl? Büyük bir olasılıkla şekil, format değiştirerek.

Gelecekte kitabın ne tür bir şekle ya da formata dönüşeceğini irdelemeden önce kitap delisi kişilerin kitap biriktirme hobisini ele alalım.

Bu kişilerin kitaplarla ilgili hayali veya vizyonu nedir? Şu kadar adetlik kişisel bir kütüphaneye sahip olmak mı? Belli tür, antika, imzalı vb kitaplara sahip olmak mı? Ya da?

Peki bir an için bunun gerçekleştiğini varsayalım. Ondan sonra ne olacak? Mesela o kitaplar nasıl korunacak (mı)? Enis Batur “Kitap Evi” adlı kitabında böyle bir hayalin gerçekleşmesi durumunda ne olacağını irdeliyor.

Hatta işin kolayına kaçıp, kitapları biriktirme işini başkasına ihale etmiş. (Kendisi de bir kitapsever olan) Öykünün kahramanı, toplayıcı vefat ettikten sonra, onun vasiyeti üzerine, devreye giriyor. Her türlü güvenlik ve kağıdı koruma tedbirleri teknolojik çözümlerle sağlanmış bir kitap evi buluyor emrinde. Dragos’ta, bahçe içinde. Şimdi ne yapacak? Bir kitapsever olarak size böyle bir miras bırakılsaydı ne yapardınız?

Kitapları deli gibi sevmeyenler, işte tam bu soruya getirip bağlar hikayeyi. O kadar kitaba sahip olacaksın da ne olacak diye huysuzlanırlar. (Şurası bir gerçek ki kitap aşığı birisinin kitap edinme hızı kitap okuma hızından daha süratlidir. Dolayısıyla zaman geçtikçe edinilen kitap sayısı okunan kitap sayısına oranla daha hızlı artar).

Belki de bu soruya en güzel cevabı Umberto Eco vermiş. Benden sonrası beni ilgilendirmiyor gibisinden bir yaklaşımı var. Yani kitap toplamak, kişisel bir kütüphane oluşturmak zamanın ötesine ulaşmak için icat edilmiş bir araç değil (kitap yazmak o kategoriye girebilir ama). Zamanın geçişinin acısını azaltacak bir yoldaş belki de. Kişinin zamanı dolduğunda o yoldaşa da gerek kalmayacak.

O nedenle ölen bir kişinin geride bıraktığı bir kütüphaneyi ardıllarının sağa sola dağıtması, bir sahafa yok pahasına satması, sokaktan geçen bir eskiciye hurda kağıt olarak kilo ile vermesi vb gidenin o zamana dek verdiği emek dikkate alındığında hiç de üzülünecek bir şey değil. O kütüphane görevini yerine getirmiştir. “Tüm o emek, günü geldiğinde sahafa satılmak için miydi?” diye ulvi mana(sızlık)lar ile boğuşmamak gerekir.

Yapılacak daha iyi şey, gitmeden önce kitapseverin kütüphanesini değerbilir birilerine aktarmasını becerebilmesidir. Böylece kütüphane varlık sebebini sürdürmeye devam edebilir.

Kitabın formatı nasıl değişecek? Kitap büyük bir olasılıkla dijitalleşecek. Şu an e-kitap dediğimiz ilksel format yerini daha gelişkin formatlara bırakacak. Dijital kağıt gibi yeni bir materyal bu dönüşümün temel dinamosu olacaktır. Böylece hem mevcut okuma modelindeki keyif alma duygusu korunmuş olacak hem de yükte hafif bir malzeme ile kişi neredeyse tüm kütüphanesini cebinde taşıyabilir hale gelecektir.

Bu yeni kitap formatı internete sürekli bağlı olan bir IoT (Internet of Things, Nesnelerin Interneti, yani internete bağlı bir nesne) örneğini de oluşturabilir. Böylece okuduğunuz öykü Arjantin’in hiç bilmediğiniz bir kasabasından bahsediliyorsa, tek bir tık ile o kasabanın resimlerine ulaşabileceksiniz (tabii gerçekten o isimli bir kasaba varsa).

Veya kitapta bahsedilen, tartışılan bir konu ile ilgili daha detaylı bilgi edinmek isterseniz, kitabın içeriğinden ayrılıp, içeriği size yansıtan platformdan (dijital kağıt) ayrılmadan kitabın kapsamı dışındaki o detaylara ulaşabileceksiniz. Cortazar’ın Clone adlı öyküsünü okurken mesela, ünlü madrigalist Gesualdo’nun yaşamının detayları ilginizi çekebilir; ilk karısını gerçekten öldürmüş olup olmadığını merak edebilirsiniz. Ya da kendisini tecrit ettiği kalelerini. Tüm bu detaylar kitap olarak elinizde olan o dijital kağıt parçasının internete erişimesi sonucunda gözünüzün önüne gelebilir.

Bu aslında bir açıdan da yeni dijital kitabın kendi referans ağıyla birlikte var olmasını da gerekli kılmaktadır. Belki de bazı dijital kitaplar, içinde geçen atıflarla ilgili ek detay bilgilerin de internette olmasını temin edecek. Okur arama yaptığında cevapsız atıflarla karşılaşmasın diye. Belki de Calvino’nun Görünmez Kentler adlı eserinde geçen şehirlerin (bir olasılık) var olup olmadığını merak edenler, aramaları sonucunda bunların hayali olduğunu görecektir.

Belki de hikaye burada bitmeyecek! Başka bazı okurlar, belki de kalkıp yazarın betimlemelerinden yola çıkarak, kendi hayallerinde canlandırdıkları o şehirleri çizime dökecek ve hayali şehirler, gerçekte var olmasa da görsel anlamda var olabilecekler. Tıpkı Yüzüklerin Efendisi serisinde geçen pek çok mekan ve olayın resimlenmesi gibi.

Bu imkan yeni dijital kitabın da gazete veya dergi gibi artık tek yönlü olmaktan çıkıp, iki yönlü bir iletişim, bir etkileşim, ortamı haline gelmesini sağlayacak. Her yeni dijital kitap sadece yazar ile değil okurların birbiri arasında da düşünce ve hayallerini değiş tokuş etmelerini sağlayacak müstakil birer sosyal paylaşım platformu haline gelecek.

Eğer çoksatan bir dijital kitaptan bahsediyorsak bu sosyal ekosistem o kadar geniş kapsamlı olabilir ki bunların tamamının altından yazarın kalkması söz konusu olamayabilir. Bu durumda yayınevlerinde belki de yeni görevler icat edilecek. Dijital Sosyal Kitap Platform Editörü gibi.

Bu özellikler teknik olarak bugün internette sağlanabilir. Kısmen sağlanıyor da. Peki fark nerede? Fark bu hizmetlerin daha holistik bir şekilde ele alınması ve yeni “dijital sosyal kitap”ın bir parçası olarak resimde yer almasıdır.

Bu hizmetin bir kısmını internet üzerinden ücretsiz olarak sunan web siteleri de çıkabilir. En yakın aday, blog sitelerinin bunu birer ek özellik olarak bünyelerine katmaları. Yazar makalesini yayınlama sürecinde metnin içinde tespit edeceği kelimelerin ardına makalesinin sosyal ekosistemini oluşturabilir (Wikipedia gibi ortamlardan temin edeceği içerik ile Google gibi arama motorlarında yapacağı aramalar sonucunda tespit edeceği içerik ile vd).

Bu ekosistemdeki bilgiler arasında gezintiye çıkan okur, blog sitesinin sunduğu imkanlar sayesinde geri bildirimlerde bulunabilir, bunları diğer okurlar görebilir, yorum yapabilir vb.

Dolayısıyla bırakın bir kitabı, dijital ortamda şu an okumakta olduğunuza benzer dijital bir makaleyi okurken bile geniş bir ekosisteme ulaşma, bu ekosistemi oluşturan ögelerle, içerikle ilgili bilgilere erişme, bunlarla ilgili olarak makalenin diğer okurları ile etkileşim içine girme imkanını elde edebilirsiniz.

Dijital kağıt belli ki bu süreçteki son nokta olmayacak. Gelecekte kişisel kütüphaneler de onları oluşturan kitaplar da bireylerin beyninde yer alacaktır. Internet üzerinden bir kitap mı satın aldınız; kitabı bilgisayarınıza değil, beyninize indireceksiniz.

Kişi beynine indirdiği kitabı çeşitli dijital ve biyolojik imkanlarla açıp okumaya başladığında içindeki bilgiler kişisel tefekkür süreci sonucunda bellekte yer alan diğer bilgilerle ne şekilde eşleşip birleşeceğinin yönünü bulur. Bu da Matrix filmindeki o ünlü sahneye ulaşmamızı sağlar. Bir dakika önce hakkında hiçbir şey bilmediğiniz bir helikopteri bir dakika sonra uçurabilecek bilgiye sahip olduğunuzu idrak edebilirsiniz.

Kişisel kütüphanenin insan beynine taşınması sadece kitapseverin aile üyelerinin rahat bir nefes alması anlamına gelmeyecek. Yukarıda değinilen kütüphanenin devredilmesi sürecini de kolaylaştıracaktır. Günün sonunda bu devir artık bir beyinden başka bir beyine bilgi transferi haline gelecektir.

Kitabın dijitalleşmesi, biyolojikleşmesi macerası belli ki bununla da kalmayacak. Bu öngörü üzerine pek çok fantezi, tamamlayıcı hayali icat veya gelişme yamalanabilir. Üstünde titizlikle durulması gereken husus ise kitap, kütüphane veya başka bir formatta hayat bulan “bilgi”nin olası en uzun süre varlığını sürdürebilen ve uyumsuzluk problemi olmayan bir mecrada saklanabilmesi – internet, insan beyni ya da?

Ya da  kadim öğretilerde evrensel şuur diye sırlanan bir başka mecra!

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s